Uygulamada özellikle kırsal bölgelerde zaman zaman başkasına ait tarım arazilerinin izin alınmaksızın ekilip biçildiği durumlarla karşılaşılmaktadır. Bu durum çoğu zaman “boş duruyordu”, “yıllardır ben ekiyorum” gibi gerekçelerle açıklansa da hukuki açıdan önemli sonuçlar doğurabilmektedir.
Kural olarak bir taşınmazın kullanım hakkı malikine aittir. Bu nedenle bir başkasına ait arazinin, malikinin açık rızası olmaksızın kullanılması hukuka aykırıdır. Arazinin ekilmesi, ürün alınması veya ekonomik fayda sağlanması, malikin hakkına doğrudan müdahale anlamına gelir.
Bu gibi durumlarda taşınmaz maliki, müdahalenin sona erdirilmesini talep edebileceği gibi uğradığı zararın tazminini de isteyebilir. Uygulamada bu tür davalar genellikle “müdahalenin men’i” ve “ecrimisil” (haksız kullanım bedeli) talepleri ile açılmaktadır.
Ecrimisil, taşınmazın malikinin izni olmadan kullanılması nedeniyle ödenmesi gereken bir bedeldir. Yani araziyi izinsiz kullanan kişi, elde ettiği ürünün yanı sıra ayrıca kullanım karşılığı bir bedel ödemek durumunda kalabilir.
Bazı durumlarda, uzun yıllar boyunca kullanım söz konusu olsa dahi, bu durum tek başına mülkiyet hakkı kazandırmaz. Bu nedenle “yıllardır ekiyorum, artık benim oldu” şeklindeki düşünce çoğu zaman hukuki karşılık bulmamaktadır.
Sonuç olarak, bir taşınmazın malikinin izni olmadan kullanılması ciddi hukuki sorumluluklara yol açabilir. Bu tür uyuşmazlıkların önüne geçebilmek adına tarafların mutlaka açık bir rıza veya sözleşme çerçevesinde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.