Son yıllarda kiracı ile ev sahibi arasındaki uyuşmazlıklar oldukça artmış durumda. Özellikle kiralanan taşınmazın kullanımı sırasında meydana gelen bazı yıpranmaların kimin sorumluluğunda olduğu konusu sık sık tartışma konusu olmaktadır.
Uygulamada bazı ev sahipleri, kiracının evde bulunduğu süre içerisinde meydana gelen her türlü eskime ve yıpranmadan kiracının sorumlu olduğunu düşünmektedir. Ancak hukuki durum her zaman böyle değildir.
Nitekim Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun şekilde kullandığı sürece ortaya çıkan olağan eskime ve yıpranmalardan sorumlu tutulamaz. Başka bir ifadeyle bir evin kullanılması sırasında zamanla oluşabilecek boya solmaları, küçük aşınmalar veya kullanım kaynaklı normal yıpranmalar kiracının sorumluluğunda değildir.
Bu konuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin bir kararında da açıkça belirtildiği üzere, kiracı yalnızca kusuruyla meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür. Eğer zarar, taşınmazın normal kullanımı sonucunda ortaya çıkmışsa bu durum kiracıya yüklenemez.
Örneğin yıllarca kullanılan bir evde boyanın eskiyip solması, parkelerin doğal olarak aşınması veya bazı tesisatların kullanım nedeniyle yıpranması hayatın olağan akışı içerisinde değerlendirilen durumlardır.
Ancak kiracının dikkatsiz veya sözleşmeye aykırı kullanımı sonucunda meydana gelen kırılma, tahrip veya ciddi zararlar söz konusu olduğunda ise bu zararların giderilmesi kiracının sorumluluğunda olacaktır.
Bu nedenle kiracı ile ev sahibi arasındaki uyuşmazlıklarda her somut olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Tarafların hak ve yükümlülüklerini bilmesi ise birçok uyuşmazlığın ortaya çıkmasını baştan engelleyebilir.